GÜNCEL
Giriş Tarihi : 14-04-2020 20:12   Güncelleme : 16-04-2020 19:04

İlk sahura ne zaman kalkılacak? DİYANET'TEN ORUÇ AÇIKLAMASI

Ramazan ayında ilk sahura ne zaman kalkılacak sorusu, 'On Bir Ayın Sultanı'na sayılı gün kala birçok Müslüman'ın gündeminde yer alıyor. İbadetlerini gerçekleştirmek üzere sahura kalkmak ve niyetlerini etmek isteyen vatandaşlar, Diyanet İşleri Başkanlığı'n

İlk sahura ne zaman kalkılacak? DİYANET'TEN ORUÇ AÇIKLAMASI

Ramazan ayının geldiği ayın sultan olarak adlandırılmasının en önemli sebepleri diğer zamanlarda fırsat bulamadığımız bir çok şey için imkanların sağlanması anlamına da geliyor. Bunlardan bazıları akraba ziyaretleri, teravih namazı için tarihi camilerde bulunmak ve hatta yıl içerisinde belkide yaşam koşulları sebebiyle aynı sofrada çoğu kez aynı anda bulunamayan aile bireylerinin oruç açmak için aynı sofrada buluşmasına imkan sağlayan dini ibadetimizdir. Ramazan ayının başlamasına az bir zaman kaldı. Miladi yıla göre Kameri (Hicri) yılın 11 gün eksiden ya da bir başka deyişle geriden başlaması nedeniyle her yıl başlangıç tarihi değişmektedir.


2020 Dini takvimine göre Ramazan ayı 24 Nisan 2020 tarihinde başlayacak. İlk teravih namazı da 23 Nisan 2020 akşamı kılınacak. 

Fakat Türkiye'yi etkisi altına alan Koronavirüs (COVID-19) nedeniyle Teravih Namazı bu yıl evlerde kılınacak. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele kapsamında, ramazanda kılınacak teravih namazlarına ilişkin, "Camilerde cemaatle namaza verilen ara, ramazan ayında da dahil olmak üzere salgın tehlikesine karşı alınan tedbirler devam ettiği müddetçe uygulanacak." ifadesini kullandı. Koronavirüs ile mücadele sürecinde ailelerin evlerini mescide dönüştürmesi çağrısında bulunan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, "Camilerde cemaatle namaza verilen ara ramazan ayında da dahil olmak üzere salgın tehlikesine karşı alınan tedbirler devam ettiği müddetçe uygulanacak. Bu süreçte evlerimizi mescit haline getirelim. İbadetlerimize riayet edelim. Evlerimizde eşimiz ve çocuklarımızla teravihlerimizi kılalım. Evde yaşayanlar içerisinden bir karantina yoksa namazlarımızı cemaatle kılalım." dedi. Üç gün sürecek Ramazan Bayramı'nın ilk günü 24 Mayıs 2020 Pazar gününe denk gelecek. ,
DİYANET'TEN ORUÇ AÇIKLAMASI

Rahmet ayı Ramazan-ı Şerif’in gölgesinin üzerimize düştüğü şu mübarek günlerde içinden geçtiğimiz Kovid-19 küresel salgını sebebiyle vatandaşlarımız tarafından oruç ve Ramazan’la ilgili Din İşleri Yüksek Kurulu’na pek çok soru yöneltilmesi üzerine aşağıdaki hususların vatandaşlarımızla paylaşılması uygun görülmüştür: Yüce dinimizin ilkelerine göre her ibadetin ifa edileceği zaman, mekân ve şartlar vahiyle belirlenmiştir. Ramazan ayında sağlıklı olan her müminin oruç tutması Allah Teâla’nın emriyle (el-Bakara, 2/183-185) farz kılınmıştır. Bu ibadetin topyekûn ertelenmesi mümkün değildir.​Alan uzmanlarından alınan bilgilere göre sağlıklı bireylerin oruç tutmaları, hastalığın yayılması bakımından özel bir risk oluşturmamaktadır. Ayrıca oruç tutmanın bağışıklık sistemini olumsuz etkilediğine dair kanıta dayalı tıbbi bir tespit bulunmazken aksine oruç tutmanın bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkiler meydana getirdiğine ilişkin bilimsel yayınlar mevcuttur.​İslam dini, emir ve yasakların ifasında kişileri güçleri nispetinde sorumlu tutmuş, güçlerini aşan veya sıkıntıya yol açan durumlarda kolaylaştırıcı hükümler koymuştur. Bu genel ilke uyarınca farz olan Ramazan orucunu, belli şartlara bağlı olarak kazaya bırakma konusunda bazı ruhsatlar tanınmıştır.​Kur’an-ı Kerim’de Ramazan orucunu tutmamayı mubah kılan temel mazeretlerden biri olan hastalık halinde, orucun daha sonra kaza edilmesine izin verilmiştir (el-Bakara 2/185). İslam âlimleri, oruç tutulması halinde hasta olunması, hastalığın uzaması veya artması ihtimalini de bu kapsamda değerlendirmişlerdir. Buna göre;

* ​Kovid-19 teşhisi konulmuş olup doktoru tarafından oruç tutması sakıncalı görülenler

* Oruç tuttuğu takdirde hastalığı daha ağır geçireceği doktorlarca belirtilenler

* ​Oruç tutamayacak derecede yaşlı olanlar​

* Oruç tutmaya engel kronik hastalığı bulunanlar

* Oruç tutmaları hâlinde hem sağlıklarının bozulmasından hem de sağlık hizmetlerinin aksamasından endişe eden sağlık çalışanları * ​Hamile veya emziren kadınlar

​Ağır ve meşakkatli işlerde çalışıp sağlıklarının bozulacağından endişe edenler, mazeretleri devam ettiği sürece daha sonra kaza etmek üzere oruç tutmayabilirler. Sağlık durumları hiçbir şekilde kaza oruçlarını tutmaya el vermeyenlerin tutamadıkları her bir gün için fakirlere bir oruç fidyesi ödemeleri gerekir. Dini vecibelerin yerine getirilmesinde müminlerin, ihlas ve samimiyetle Allah’a kulluk bilincini kaybetmeden doktorlarla istişare ederek bu kararı vermeleri ve keyfi değerlendirmelerden kaçınmaları önem arz etmektedir.​Salgın devam ettiği müddetçe sosyal izolasyon kuralı çerçevesinde başkalarıyla temastan kaçınmalı, bu doğrultuda akraba, komşu ve dostlarla beraber iftar yemekleri düzenlemekten kesinlikle uzak durulmalıdır. Halkımızın, toplum sağlığını korumakla görevli yetkililerin koyduğu kurallara uymaları, kendilerinin ve başkalarının hayatını tehlikeye atabilecek tutum ve davranışlardan uzak durmaları medeni bir sorumluluk olduğu gibi dini bir vecibedir. ​Yaşadığımız bu zor süreçte ortaya çıkabilecek yeni sıkıntıları da göz önünde bulundurarak ihtiyaç sahibi kardeşlerimize bağışlarımızı ulaştırmak ve yardımlaşmak, infak ayı olan Ramazan’ı hakkıyla idrak etmeye ve paylaşma bilincimizi canlı tutmaya hizmet edecektir. Camilerden uzak kalmamızın hüznünü yaşadığımız şu günlerde, teravih namazlarımızı, mukabelelerimizi evimizde ifa etmek, dualarımızı ve istiğfarlarımızı hep birlikte hanemizden Rabbimize yöneltmek, Ramazan ayının maneviyatından azami derecede istifade etmeye vesile olacaktır. İdrak edeceğimiz Ramazan ayının, bu salgın hastalıktan bir an önce kurtuluşumuza vesile olmasını;  milletimize, ümmet-i Muhammed’e ve bütün insanlığa hayırlar getirmesini Cenâb-ı Hak’tan niyaz ederiz.